31 Temmuz 2011 Pazar

Asmalımescit'in Yıldızlarından Rigatoni

Geçtiğimiz Günlerde Asmalı Mescit'in En Favori Mekanlarından İtalyan Restorantı Rigatoni'deydim..
Öncelikle mekan harika ve çok temiz.. Hizmet güleryüzlü.. Sunumlar ise muhteşem.. Lezzet konusunda ise diyecek söz bulamıyorum fevkalede..
İlk önce başlangıçta mis mis ekmeklerle başladık zeytinli çekirdekli pamuk gibi bir ekmek..
Ardından gelen Melanzane alla Parmigiana ( güveçte domatesli, baharatlı ve parmesan peynirli patlıcan ) beni mest etti diyebilirim.. İnanılmaz lezzetli.. Mutlaka denemenizi öneririm.. Ev yemeği lezzetinde harika bir tat.. Abartmıyorum bu tada bayılacaksınız..
Rigatoni ,ismini bir makarna çeşidinen alıyor.
Rigatoni İstanbul'un en iyi İtalyan restoranı olmaya aday. Yemek ve içecekler çok lezzetli ve kaliteli.Buna rağmen fiyatlar çok makul. Bir daha ki sefer menü fiyat listesinide sizlerle paylaşacağım..
Rigatoni,Asmalı'yı değişik mutfaklarla renklendiren MarGroup'un markalarından .. MarGroup'un Hardal,Up Lounge ve İstanbul'da  az rastlayabileceğiniz İspanyol mutfağı Torro'su da var..
Bu mekanlarıda merak ediyorsanız , merak etmeyin yakın zamanda sizlere o mekanlardanda görüntüler vereceğim ve lezzetlerini paylaşacağım..
Rigotoni benden 5 yıldız aldı hiç tereddütsüz.. İyi bir damak zevki olan biri olarak tüm lezzetlerini beğenmem beni açıkçası ilk başta şaşırtsada, dedim ki demek böyle lezzette son nokta diyebileceğim mekanlarda var.. Ayrıca sevindirici bir durum...
Restoranda tadına baktığım kum midyeli linguine makarna, mantarlı risotto,Dana carpaccio,papardella ise lezzetini tavsiye ettiklerimden... İnşallah başka bir zamanda diğer lezzetlerinide sizlerle paylaşacağım..
Somon Balığının sunumu ise lezzeti kadar güzeldi.. Ayrıca çok hafifti..
Buda balıkseverler için alternatif bir lezzet ..
Tatlılar 'dan Panna Cotta,Tiramisu ve diğerlerii... Espresso yanında muhteşem bir lezzetle yemeğimizi sonlandırdık..
Ve benim damağımda işte budur denilen bir lezzet fırtınası bıraktı Rigatoni..
Rigatoni’de, İtalyan mutfağının en sevilen tatlılarından olan Panna Cotta ve Tiramisu görüntüleri,sunumları ve lezzeti ile iştah kabartıyor. Benzerini ancak İtalya’da yiyebileceğiniz Panna Cotta ve Tiramisu, eşsiz lezzeti ile yemeklerinizi taçlandırıyor.
 Rigatoni sıcak ve samimi atmosferi sayesinde misafirlerini memnun ediyor ve tercih edilmeyi sağlıyor.. Ve bu güzelliklerin yanında muhteşem lezzetlerle buluşunca insan hiç kalkası gelmiyor mekandan benden söylemesi :))
Ayrıca Rigatoni, İtalyan mutfağı sevenlerin yeni tercihi… Asmalımescit’in tek İtalyan restoranı..
Pizza ve şarap ikilisini tercih edenlerin Asmalımescit’teki ilk ve tek durağı olan Rigatoni, İtalyan mutfağının seçkin ve özgün lezzetlerini, sade bir dekorasyonla tamamlıyor. 
 Rigatoni mönüsünde bulunan birbirinden lezzetli salataları ile her damak tadına uyum sağlıyor. Rigatoni’de yaz sebzelerinin olduğu hafif salataların yanı sıra ıspanak bacon salata, ılık bonfile salata gibi et içeren alternatifler de bulunuyor. Parmesanlı roka salatası, patlıcanlı caprese salata ve baby kalamar salata Rigatoni’nin favorileri arasında yer alıyor.

Zengin mönüsü ile misafirlerine benzersiz bir deneyim sunan Rigatoni’de özellikle tatmanız gereken lezzetlerden biri Ossa Bucca… Kırmızı etten vazgeçemeyenlerin ilk tercihi olan Ossa Bucca, İtalyan mutfağının en lezzetli yemeklerinden birini oluşturuyor.
İtalyan esintilerini Asmalımescit’e getirerek, İtalyan mutfağının binlerce yıllık lezzetlerini meraklılarının sofralarına taşıyan Rigatoni, öğle ve akşam yemekleri için farklı bir alternatif oluşturuyor.
 Rigatoni ayrıca ,Cuma ve Cumartesi akşamları sahne alan DJ performansı ile de misafirlerine eğlenceli bir ortam vaat ediyor. Rigatoni, hafta içi her gün 11.00 ile 24.00 hafta sonları ise 11.00 ile 03.00 saatleri arasında hizmet veriyor..
Bu mekanı mutlaka ziyaret edin .. Sizde bu sıcak ve samimi ortamda lezzetleri keşfedin.. Mutlu Kalın...



Adres:
Asmalımescit Mahallesi Minare Sokak Tepebaşı, Beyoğlu rezervasyon için: 0212 292 07 00
Not: Rigatoni'nin Ramazan ayına özel mönüleri de hazır.. Lezzet Keşfine Hazır Olun..

20 Temmuz 2011 Çarşamba

Zeytinyağlı Kabak Çiçeği Dolması

kabak çiçeği dolması


Selamlar...
Harika bir tarifi sizlerle paylaşmak istedim.. Çok sevdiğim ,Ege'nin şirin bir kasabasında yaşayan ,sabahın köründe komşusundan kabak çiçekleri almış ve hemencecik yapmaya koyulmuş Sevgili Deniz abla'ma ait bir tarifi paylaşıyorum..
Malzemeler:
20 adet kabak çiçeği
1 su bardağı  pirinç
2 adet soğan
3 adet domates
1 demet taze nane
Dereotu
1 çorba kaşığı çam fıstığı
Tuz-karabiber-yenibahar
1 çay bardağı YONCA zeytinyağı
2 bardak su
1 tatlı kaşığı kuş üzümü
Yapılışı:
Dolma içini hazırlamak için, tencereye yağı koyup soğanları soteleyin, yıkanmış pirinçleri ilave edin, çam fıstığını da ekleyip, 15 dakika ağır ateşte pişirin.Doğranmış domatesleri ilave edin. Baharatları ekleyin, piştikten sonra ateşten alıp üzerine ince kıyılmış nane ve dereotu ekleyin. Üzerine yağlı kağıt örtüp soğumaya bırakın. Kabak çiçeklerini sabahtan kapanmadan soğuk suda dikkatlice yıkayıp yapraklarını kırmadan dışa doğru açın. Hazırladığınız içi ortasına koyup yaprakları karşılıklı kapatın. Kalın dipli bir tencerenin içine, hazırladığınız kabak çiçeklerini dizin, yağ ve suyu üzerinde gezdirin, bir tutam tuz atın.Kapağını kapatıp 30 dakika ağır ateşte pişirin, piştikten sonra kendi tenceresinde soğutup servise sunun.
Afiyet olsun.
Not: Kabak çiçekleri sabah toplanır ve 3-4 saat içinde hemen kapanır.Bu nedenle kapanmadan sabahtan doldurulmalıdır aksi taktirde kapanır ve açılmaya kaltığında kabak yaprakları kırılır.Kabak çiçeklerinin yoz olanlanları içi çiçek vermeyenlerini seçiniz.

17 Temmuz 2011 Pazar

Nutellalı Pankek

nutellalı pankek 1



Pankek Pankek...

Tatilde her sabah kahvaltısında bol çikolata sosu ile tükettik ailecek..

Tatil dönüşü kahvaltılarda bir boşluk oldu.. Özledik :)) Şimdi ara sıra yapıyorum bu tarifi ev halkına :)

Nutella ile ise muhteşem oldu.. Mutlaka bu tarifimi deneyin.. Birebir lezzeti yakalıyorsunuz..



Malzemeler:

2 yumurta
2 yemek kaşığı toz şeker
1 çay kaşığı tuz
1/3  çay bardağı Yonca Ayçiçek yağı
1 paket kabartma tozu
1 bardak süt
1.5 su bardağı un (Ben esmer un kullandım)


Üzeri için;

Nutella Yada Arzu edenler için bal

pankek

Hazırlanışı;


Tüm malzeler miksere vurulur.Sadece 1 defa olmak üzere tavamızı hafif yağlıyoruz.Yarım kepçe pankek hamurumuzdan kızmış tavamıza koyuyoruz.Göz göz balon balon olunca pankekimizi çeviriyor ve diğer tarafını pişiriyoruz.Çok kısa 30 sn.gibi bir zamanda pişiyor kızardığı zaman tavadan alıyoruz.Ve diğer pankeklerimizde aynı şekilde pişiriyoruz.Tavanız büyükse 3 -4 'erli olarak aynı anda pişirebilirsiniz.Daha sonra üzerine Nutella sürülür.. Ve Afiyetle tüketilir.Ayrıca ballı pankekte meşhurdur deneyebilirsiniz.Afiyet Olsun..


nutelllalı pankekk

Not: Orjinalinde genellikle yurtdışında bal yerine akçaağaç şurubu kullanılarakta tüketilir.

16 Temmuz 2011 Cumartesi

Çikolatalı Mini Alman Pastası ( Hamburger Pastası )

çikolatalı mini alman pastası

Muhteşem Bir Alman Pastası Tarifine Ne Dersiniz?


Malzemeler:

Hamuru için :

1 çay bardağı yoğurt
1 çay bardağı süt
1 çay bardarğı tozşeker
1 çay bardağı su
2 yumurta
5 su bardağı un
100 gr yumuşak margarin yada tereyağ
1 tepeleme tatlı kaşığı kuru maya
1 çimdik tuz

Kreması İçin:

2 paket Dr.Oetker Kakaolu Dolgu Kreması
300 ml.Süt

Üzeri İçin:

100 gr.Bitter Çikolata
1/2 Çay bardağı Sıvı Krema

Hazırlanışı:

Öncesinde Dolgu Krema malzememizi süt ile çırpıp dolapta dinlendirelim.

Unu bir kaba alıp şeker,tuz ,maya, yumurta, yoğurt, su, süt ve yumuşatılmış tereyağı ilave ederek harmanlayın. Unu yavaş yavaş ekleyerek yoğurun.Hamuru merdaneyle 1.5 cm kalınlığında açarak bardak yardımıyla yuvarlaklar kesin..Fırın tepsisine yağlı kağıt serin ve hamurları tepsiye dizin. Üzerini örterek 30 dakika mayalanmaya bırakın.Önceden ısıtılmış 175 dereceye ayarlanmış fırında pişirin.Piştikten sonra soğumaya bırakın.
Pişen hamurları enlemesine ortadan ikiye tam kopmayacak şekilde hamurburger ekmeği gibi kesin.Kremayı krema torbasına doldurun ve enlemesine kesilen hamurun içine bolca doldurun.

Diğer yandan çikolatayı krema ile birlikte ocakta eritin.Yaptığımız krema doldurulmuş pastacıkları fırın teli (ızgarası) üzerine dizin. Üzerine erittiğimiz kremalı çikolata karışımını üzerlerine bolca gezdirin.Soğumaya bırakın.
Üzerlerine kapak örterek buzdolabında muhafaza edin.Ve Arzu ettiğiniz zamanda soğuk olarak servis edin.Afiyet Olsun

11 Temmuz 2011 Pazartesi

Tereyağlı Makarnalı Börek

makarnalı börek 2

Muhteşem Lezzete Sahip bu böreği denemeye ne dersiniz?

Tereyağlı Makarnalı Börek

makarnalı börek 1

Malzemeler:

1 paket burgu makarna
3 adet yufka

Sosu İçin:

1.5 bardak süt
2 yumurta
150 gr.Tereyağı

İç Malzemesi İçin :

150 gr.Yağlı Beyaz Peynir
Maydanoz

Hazırlanışı:





Makarnayı tuzlı suda haşlayıp süzünüz. İki yumurta, süt ve erimiş tereyağını karıştırıp sos yapın ve makarnaya ekleyin.
Yağlanmış tepsiye bir yufkayı yayın. Makarnanın yarısını yufkanın üzerine yayın. Ortasına maydanozlu peyniri yerleştirin.Ve bir yufka daha arasına serin.
Tekrar kalan makarnayı yufkanın üzerine yayın. En üstünü kalan diğer 3. yufka ile kapatın, Yumurta, süt, yağ karışımından sürüp 180 derece sıcaklıktaki fırına verin. Kızarınca dilimleyip servis yapın.Afiyet Olsun

makarnalı börek

Elif Şafak Firarperest

firarperest 1

Elimde Elif Şafak'ın Aşk Kitabı.. Tam Okurken Geldi Kargocu.. Firarperest ile coştum birden..  Aşk'a dalmışken tam firarperest okuma aşkı başladı içimde.. Az Kaldı Firarperest ..



firarperest 3

Firaperest'i karıştırdım biraz.. İlk sayfalarına daldım bir an.. Sonra dedim az kaldı Aşk.. Bitsin hemen dönüyorum sana..
Teşekkürler Bumerang.. hem sana Hem Elif Şafak'a..
firarperest 2

Firarperest / Elif Şafak

Tadına doyulmaz, kimi zaman kışkırtıcı, kimi zaman sakinleştirici ama ruhu hep özgür kalan yazılar…

İnsan ki eşrefi mahlukattır, içindeki semavi özü keşfetmekle yükümlüdür. Çıkacaksın yollara, kendine doğru git gidebildiğin kadar. Keşif boynumuzun borcudur. Kendimizi keşfetmek, aşkı keşfetmek, dünyayı keşfetmek, Öteki’ni keşfetmek…
(…)



Çakılı kalmamak sırf alışkanlıklardan ötürü demir attığın koylara. Çıkmak oralardan, geçmek dalgakıranların beri tarafına, bilmediğin memleketlere varmak, tatmadığın yemekler yemek, sözlerini anlamadığın şarkılarla içlenmek, risk almak, dağılmak ve parçalanmak ve hasret çekmek buram buram, gurbetin tadına bakmak ve kendini yabancının gözünden görmek, şaşırmak yeniden, şaşırmak bir çocuk gibi dünyanın hallerine, çeşitliliğine, güzelliğine, acımasızlıklarına… şaşırmak ölene kadar… şaşırma kabiliyetini hiç yitirmemek… budur son tahlilde Âdemoğullarına, Havvakız

10 Temmuz 2011 Pazar

Secret Garden'de Lezita Blogger's Etkinliği






Merhabalar;

Geçtiğimiz günlerde Tarabya - Yeniköy arasında kalan Secret Garden'de Lezita Blogger's Ve Basın etkinliği gerçekleşti..

Etkinlik doğa içinde,tanıtım,hoş sohbet ve ikramlarla başladı.. Daha sonra öğle yemeğinde lezita ürünlerini denedik tattık.. Doğruyu söylemek gerekirse ön yargılı iken bu tür hazır gıdalar hakkında,bu sefer ön yargımı kırarak lezzetlerini tattım..

IMG_3161

Ve sonuç gerçekten beğendim. Çünkü ben hazır tavuk parçalarının içerisinde yar alan bilmediğim parçacıkların olmasından dolayı rahatsız oluyordum.Ama gördüm ki sadece bildiğimiz piliç etiyle yapılmış ürünler..

Benden tam not aldı diyebilirim..


IMG_3188

Ayrıca Lezita Bir beslenme uzmanı ile çalışıyor ( Diyetisyen Mehlika Öktem),fabrikası son derece gelişmiş bir teknoloji ve hijyenik koşullarda çalışıyor..


IMG_3153

İsterseniz biraz firmayı tanıyalım ve lezitalı bir kaç tarifi sizlerle paylaşayım..

Buarada bende eve gelir gelmez ev halkına lezita ile güzel bir döner sandeviç yaptım.. Tarifi yakında gelecek :))

Lezita’nın dünyası çok lezzetli






“Hayatın Lezzeti” sloganı ile hayata lezzet katan Lezita, lezzetli dünyasını,

online dünyanın temsilcilerine açtı. Taze piliç etinden pratik ürünlere,

dana eti ile üretilen şarküteri ürünlerinden yumurtaya kadar

birbirinden lezzetli ürünleri ile Lezita, sağlık, kalite,

doğallık ve lezzetten vazgeçmiyor.



(08.07.2011 – İstanbul) – Lezita, lezzetli dünyasını tanıtmak amacıyla blog yazarları ve online dünyanın temsilcileri ile özel bir etkinlikte bir araya geldi. ABALIOĞLU Grubu Pazarlama Müdürü Yasemin İşsever’in ev sahipliğinde, doğa ile iç içe bir atmosfer sunan Yeniköy’deki Secret Garden’da gerçekleştirilen buluşmada katılımcılar, ABALIOĞLU Grubu’nun gıda sektöründeki en büyük yatırımı olarak 2006 yılında kurulan Lezita markası ile ilgili detaylı bilgi edindi. Türkiye’nin en büyük ve en modern Et Entegre Tesislerinden biri olan Lezita fabrikasından çıkan çeşit çeşit lezzet ile tanışırken,   Diyetisyen Mehlika Öktem’den “sağlıklı yaşam ve lezzetli yemek” üzerine de pek çok ipucu ve sürpriz tarifler alma fırsatı yakaladı.



“Amacımız, hayata lezzet katmak”

IMG_3207

Lezita’nın, 1969 yılında Denizli’de kurulan fabrikası ile Türkiye’nin ilk özel sektör yem kuruluşu olarak faaliyetlerine başlayan ABALIOĞLU Grubu’nun gıda sektöründeki markası olduğunu vurgulayan ve markalaşma öyküsünü aktaran ABALIOĞLU Grubu Pazarlama Müdürü Yasemin İşsever, “ABALIOĞLU Grubu, yem sektöründe ve gıdanın çeşitli kollarında uzun yıllara dayanan bir bilgi birikimi; kırk yıllık sanayi ve girişimcilik tecrübesinin bir getirisi olarak, 2006 yılında Lezita Fabrikası ile Türkiye’nin en büyük ve modern Et Entegre Tesisini ülkemize kazandırmıştır. Lezita, bugün, toplam 100 bin metrekarelik alanı ile ülkemizin en büyük, üretimde geliştirilen en son teknolojilere sahip ve en hijyenik Et Entegre Tesislerinden biri olarak faaliyet gösteriyor. ABALIOĞLU Grubu’ndan aldığı güç ile sektörün genç, yenilikçi ve dinamik oyuncusu olarak varlık gösteriyor. En büyük gücünü ve desteğini, tüketicisinin beğenisinden alan Lezita, dünya standartlarında, çağdaş, pratik, yaşamı kolaylaştırıcı, sağlıklı yeni ürünler geliştirme azmiyle ‘hayatın lezzet’ olarak, insanların hayatına lezzet katmayı amaç ediniyor” dedi.





“Lezzetli yemek ile sağlıklı yaşamak mümkün”



Buluşmada, blog yazarlarına, sağlıklı yaşam ve lezzetli yemek üzerine hem pratik hem de uygulanabilecek önerilerde bulunan Diyetisyen Mehlika Öktem, şunları ifade etti:



“Sağlıklı beslenmek tatsız tuzsuz yemek yemek değil aksine her besin grubundan yeterince yemektir. Damak tadının sağlıkla buluştuğu bir çok tarifi yaratmak bizim elimizde. Çok yağlı etler yerine daha yağsız bir et veya tavuk tercih etmemiz, kızartma yerine ızgara veya haşlama yapmak, tavukları veya sebzeleri marine ederken yağ veya krema yerine baharat, yoğurt, süt, sirke, sarımsak kullanmak hem lezzeti hem de sağlığı bir arada kolayca yakalayabileceğiniz bazı alternatiflerdir.”



Bu sözlerinin ardından Lezita’nın sağlıklı üretilmiş tavuklarıyla hazırlanmış, kaliteli beslenme ve diyete uygun birkaç tarif de paylaştı:



Sebzeli Tavuk Güveci



Malzemeler


  • 300 gr Lezita derisiz tavuk göğsü
  • 1 adet (100 gr) kuru soğan
  • 20 adet (150 gr) taze fasulye
  • 1 su bardağı (75 gr) taze bamya
  • 1 adet (100 gr) yeşil kabak
  • 3 adet (300 gr) domates
  • 5 adet (50gr) yeşil sivri biber
  • 5-6 diş sarımsak
  • 4 yemek kaşığı (20gr) sıvıyağ
  • 1 su bardağı su
  • Tuz


Hazırlanışı



Tüm sebzeleri ve soğanı temizleyip yıkayın. Domateslerden iki tanesini ve soğanları irice doğrayın. Sivri yeşil biberlerin sap ve çekirdeklerini ayırın. Biber, fasulye ve kabağı doğrayın. Kuşbaşı doğranmış lezita tavuk etlerini güvecin dibine yayın. Üzerine doğranmış sebzeleri ve ayıklanmış bamyaları yerleştirin. Sarımsakları ilave edin. Kalan domatesleri halka halka doğrayıp üzerine yerleştirin. Yağı sebzelerin üzerine dökün. Tuz ve sıcak suyu koyup üzerini folyo ile kapatın. Önceden ısıtılmış 180-200°C fırında yaklaşık 1,5 saat kadar pişirin. Sıcak olarak servis edin.







Fırında Buharda Pişmiş Tavuk ve Sebzeler



Malzemeler


  • 2 yarım kaşık sıvı yağ
  • 1 parça yağsız kemiksiz Lezita tavuk göğsü
  • Taze çekilmiş karabiber
  • 1 adet limon
  • 1 diş sarımsak
  • 100 gr brokoli
  • 55 gr karnabahar
  • ½ yer elması
  • 1 adet havuç
  • 1 adet kabak
  • 55 gr maydanoz


Hazırlanışı



Fırını önceden 220°C ısıtın. Lezita tavuk göğsünün üzerine az yağ sürün ve karabiber serpiştirin. Biraz limon sıkın ve dövülmüş sarımsağı ilave edin. Lezita tavuğu alüminyum folyoya koyun ve etrafında buhar için hava alacak kadar boşluk bırakarak sarın. 15-20 dakika boyunca arzu ettiğiniz yumuşaklığa ulaşıncaya kadar buharda pişirin. Tavuğu fırından alın, bir tabağa koyun ve kalan suyun birazını üzerine dökün. Soyulmuş sebzeleri de tabağa ekleyin ve kalan yağı üzerine dökün. Soyulmuş sebzeleri de tabağa ekleyin ve kalan yağı üzerine koyun. Biraz daha karabiber serpin, yemeğin kalan suyunu tabağın üzerine dökün ve doğranmış maydanozla süsleyerek servis edin.



Tavuklu Mantarlı Patlıcan Sarma



Malzemeler


  • 3 adet kemer patlıcanı
  • 1 su bardağı mantar
  • 2 adet soğan
  • 200 gr light kaşar
  • 1 su bardağı ayçiçeği yağı
  • 1 tatlı kaşığı toz şeker
  • Çeyrek Lezita tavuk
  • 2 adet domates
  • Yarım bağ maydanoz
  • 4 diş sarımsak
  • Tuz
  • Karabiber


Hazırlanışı



Patlıcanları alacalı olarak soyun, birer parmak kalınlığında boyuna dilimleyin ve üzerine tuzlu su serpiştirip 15 dakika bekleyin. Sonra bekletip elinizle sıkın. Tavaya yağın yarısını koyup patlıcanlar açık kahve oluncaya kadar kızarttıktan sonra sıcak sudan geçirerek yağından arındırın ve düz bir kaba koyun. Kalan yağın dörtte birini bir kaba koyup kızdırın soğanı sarımsağı ekleyerek soğanlar yumuşayıncaya kadar kavurun. Mantarı ardından kibrit çöpü gibi didiklenmiş Lezita tavuğu, karabiberi, tuzu koyup ateşten alın ve soğuduktan sonra maydanozu ekleyin. patlıcanları tek tek bir tepsinin içine yayın, her patlıcanın iç ucuna iç malzemeyi koyup sigara böreği gibi dolayıp, uçları aşağıya gelecek şekilde fırın kabına yerleştirin. Tavanın içine kalan yağı koyup kızdırın. İçine tuz şeker katıp 1 dakika karıştırarak patlıcanları üzerine ekleyin. Sonra rendelenmiş light kaşar peynirini serpiştirip orta dereceli fırında 10 dakika pişirip sıcak servis yapın.



IMG_3186

Piliç etinden balığa... Çeşit çeşit lezzet Lezita’da

Lezita, yemden damızlık yumurta ve civciv üretimine, sözleşmeli yetiştiricilikten et üretimine kadar tam bir entegrasyon içinde çalışan ABALIOĞLU Grubu’nun kalite, yenilikçilik ve güvenilirlik anlayışını yüzde 100 yansıtıyor. Hayatın lezzetine lezzet katmayı, insanların yaşam kalitesini yükseltirken, aynı zamanda hayatlarını kolaylaştırmayı amaçlayan Lezita, taze piliç etinden pratik ürünlere, dana eti ile üretilen şarküteri ürünlerinden yumurtaya kadar tüm ürün kategorilerinde kaliteye, doğallığa ve lezzete odaklanıyor. Lezita ürün grupları, “Piliç Eti Grubu”, “İleri İşlenmiş Ürünler Grubu” , “Yumurta Grubu” ve “Balık” olmak üzere dört ana kategori altında toplanıyor.



IMG_3156

Lezita Piliç Eti Grubu ise kendi içinde, Bütün Piliç Ürünleri, But Ürünleri, Göğüs Ürünleri, Kanat Ürünleri, Soslu Taze ürünler ve Diğer (Sakatat) Ürünleri olmak üzere altı ayrı gruba ayrılıyor ve tüm gruplar genelinde 35 farklı çeşit ve lezzette ürün sunuluyor. Lezita İleri İşlenmiş Ürünler Grubu ise Taze/Donuk Pratik Ürünler ve Şarküteri Ürünleri Grubu olmak üzere kendi içinde iki bölüme ayrılıyor. Çıtır kaplamalı pratik ürünlerden köftelere, şarküteri ürünlerinden geleneksel döner ürünlerine kadar çeşit çeşit lezzetli seçenek, el değmeden üretilen tüketicilerin sofrasına ulaşıyor.



Lezita, Yumurta Grubu’nda son derece aktif bir marka. 1993’te Denizli’de faaliyete geçen Türkiye’nin en modern ve büyük kümeslerinde sofralık yumurta üretimi yapan Lezita, bugün yıllık 250 milyon adetlik üretimi ile sektörün üç büyük yumurta üreticisinden biri. 2013 yılında 350 milyon olması hedefleniyor. Sağlıklı taze ürünler ile ürün portföyünü her geçen gün çeşitlendiren Lezita, ürün yelpazesine balığı da ekledi. Yıllık 3.500 ton üretim kapasiteli ABALIOĞLU balık çiftliğindeki ilk hasat 2010 yılının yaz aylarında gerçekleştirilerek, Lezita markası ile sofralarda yerini almaya başladı. Balık işleme tesisisin devreye alınması ile beraber Lezita Paketli balık üretimine ve satışına başlanacak.



Piliç eti, fesleğen ve peynirin en lezzetli hali: Lezita Fesleğenli Peynirli Piliç Kroket

%100 piliç eti, yardımcı malzemeler ile karıştırılıp içine peynir ve fesleğen konulunca ve arkasından üzeri galeta unu ile kaplanınca ortaya çıkıyor çok lezzetli bir atıştırmalık. Piliç etinin lezzeti ve besleyiciliği, peynir ve fesleğenle birleştiğinde ortaya çıkan muhteşem lezzete bayılacaksınız. Kızgın fırında 180°C’de veya önceden ısıtılmış tercihen az yağlı tavada çevirerek 4 - 6 dakika ısıtabilir veya kızgın yağda 180°C’de 2 – 3 dakika kızartarak servise hazır hale getirebilirsiniz.



Acısını tane tane çıkarın

Lezita Acılı Piliç Taneleri, özellikle Çıtır Piliç Taneleri tutkunları ve acı sevenler için farklı bir seçenek sunuyor. Pratik, hemen hazırlanabilen ve günün her saatinde atıştırmaya uygun bu acılı piliç çerezleri, formunu korumak isteyen ve sağlıklı beslenmeyi amaçlayan herkesin ağzına layık!



Rakamlarla Lezita Fabrikası
  • Tesis Saatte 12.000 adet piliç kesim kapasitesine sahip.
  • Tesiste, yıllık 10.800 ton kapasite ile pratik ve şarküteri ürünleri üretiliyor.
  • 2011 yılının Ekim ayında üretime başlaması hedeflenen yeni tesis ile saatte 24.000 adet piliç eti kesilecek ve yılda 36.000 ton ileri işlenmiş ürün alınacak.


Lezita, “Önce helal, sonra afiyet olsun Türkiye” diyor

Gerek yurtdışı gerekse yurtiçindeki danışmanlardan destek alan Lezita’nın AR-GE birimi, dünyadaki gelişmelere paralel olarak, hayatı kolaylaştıran, pratik, sağlıklı, doğal ve lezzetli ürünler geliştirmek amacıyla yoğun çalışmalar yürütüyor.



Gıda Güvenliği de Lezita için en önemli konuların başında geliyor. Veteriner hekimler tarafından sağlık kontrolleri yapılıp, onaylanan piliçler ancak Lezita fabrikasından içeri girebiliyor. Fabrika girişinden sonra da gıda güvenliği uygulama çalışmaları titiz bir şekilde sürdürülerek, çeşitli aşamalardan, uluslararası yeterlilik testlerinden ve Lezita Laboratuarları’nda çalışan yetkili uzmanların analizlerinden geçen piliçler, ancak üretim bandına alınıyor.



Lezita’da tüm piliçler, İzmir Valiliği İl Müftülüğü ve Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Araştırmaları Derneği GİMDES’in onay verdiği ve uygun gördü şartlara uyularak, elle kesiliyor. Helal Gıda Sertifikası ile Lezita, “Önce helal, sonra afiyet olsun Türkiye” yaklaşımıyla, lezzetli piliçlerini sofraların bereketine sunuyor.





Lezita aynı zamanda, ISO 9001: 2008 Kalite Yönetim Sistemi, ISO 22000: 2005 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi ve BRC Kalite ve Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi Sertifikalarına sahip bir tesis olarak Lezita, A’dan Z’ye tüm ürünlerinin, bu sistemlerin gerektirdiği yürürlükler çerçevesinde uygulandığı ve güvenilir bir şekilde tüketiciye sunulduğunu belgeliyor.







ABALIOĞLU Grubu hakkında

ABALIOĞLU Grubu, 1969 yılında Denizli’de kurulan fabrikası ile ülkemizin ilk özel sektör yem kuruluşu olarak faaliyetlerine başlamıştır. Pazar lideri olduğu yem sektörünün yanı sıra tarım ve hayvancılık ve gıda sektörlerinde sürdürdüğü faaliyetleri ile sağlıklı gelişmesini ve öncü yatırımlarını sürdürmektedir. 2009 yılında 500 sanayi kuruluşu içinde ilk 100’e girerek 80. olmuştur. 2010 yılı gerçekleşen 750 milyon TL’lik cirosu ile yem sektörünün lideri olarak faaliyetlerini tam bir entegrasyon yaklaşımı çerçevesinde gıda sektörüne de taşıyan ABALIOĞLU, Lezita markası ile ülkemizin en büyük ve modern Et Entegre Tesisi’ni ülkemize kazandırmıştır. ABALIOĞLU Grubu, Türkiye’nin ekonomik büyümesine katkıda bulunmak, sanayinin gelişimine destek olmak, sektörün çağdaş seviyeye ulaşmasına öncülük etmek, istihdamı artırmak ve gençlere güzel bir gelecek sunmak hedefiyle çalışmalarını sürdürmektedir. Daha ayrıntılı bilgi için: www.abalioglu.com



Lezita hakkında
Yem sektöründe Türkiye’nin ilk ve lider firması olan Abalıoğlu 2006 yılından bu yana, kırk yıllık sanayi ve girişimcilik tecrübesini gıda sektörüne Lezita markası ile taşımaktadır. Toplam 100.000 metre karelik alanı ile ülkemizin en büyük, üretimde geliştirilen en son teknolojilere sahip ve en hijyenik Et Entegre Tesislerinden biri olan Lezita, toplum sağlığındaki büyük sorumluluğunun bilinci ile,  sağlık ve hijyen kavramlarını yaşam felsefesi haline getirmiş ve üretim tesisinden pazarlama zincirlerine kadar her aşamada kaliteyi en üst seviyeye çıkartmıştır. Bu misyonla faaliyetlerini AB kriterleri doğrultusunda sürdüren Lezita’da bio güvenlik önlemleri her noktada en üst seviyede uygulanmakta ve Lezita sahip olduğu son teknolojilerle sektörde farklılık ve üstünlük yaratmaktadır. Daha ayrıntılı bilgi için: www.lezita.com.tr



29653_400863781266_543831266_4395791_4561100_n

7 Temmuz 2011 Perşembe

Yalancı Profiterol

YALANCI PROFİTEROL

Hani diyorsanız,profiterol hamuruyla uğraşmak ve pişirmek bana zor geliyor ama çok benzer kolay bir lezzeti yakalamak istiyorum profiterolde.. İşte muhteşem pratik bir tarif..

20 dakikada profiterolünüz hazır..

Lezzeti öyle güzelki söylemezseniz kimse anlamaz  yalancı olduğunu :)) benden söylemesi :))

Malzemeler:

1 paket tuzsuz etimek

2 kutu karemelli pasta kreması ( vanilyalıda olabilir,ben karemel kullandım )

1 litre süt ( 500 ml.krema için,diğeri sosu için )

1 poşet çikolata sosu

100 gr.Bitter Çikolata

 

Hazırlanışı:

Öncelikle pasta kremamızı 500 ml.süt ile çırpalım.Dolaba dinlemeye kaldıralım.

Diğer taraftan bir tencerede çikolata sosunu 500 ml.Süt ile pişirelim.Yoğun çikolata tadı seviyorsanız bizim gibi içerisine sıcakken bitter çikolatayı ilave edip,içerisinde eridikten sonra ocağı kapatıyoruz.

Derin bir kabın içerisine etimekleri 6-7 parça şeklinde kırıyoruz.Üzerine dolaptaki pasta kremamızı alıp ,hepsini döküyor ve boca ediyor karıştırıyoruz.Bu karışımı hafiften bir tepsiye bastıyor dolapta en az 2 saat dinlenmeye bırakıyoruz.

Servis etmeden önce dondurma kaşığıyla profiterol topları gibi toplar alıyor servis tabağına alıyoruz.Üzerine yaptığımız çikolata sosundan bolca döküyor ve biraz daha dolapta dinlendirip soğuk olarak servis yapıyoruz.

Afiyet Olsun..

YALANCI PROFİTEROL

4 Temmuz 2011 Pazartesi

Eşler Haydi Mutfağa : Soslu Biberli Domatesli Fırında Tavuk Patates

Geçenler eşim mutfağa girmiş Lezzetli bir menü ortaya çıkarmıştı.. Aslında geçenlerde demeyim sürekli mutfağa girer benim eşim.. Elindende çoğu lezzet gelir.. Pilavı,makarnası,cacığı,fırın yemekleri,kuru fasulyesi en son geçen yaptığı kıymalı patates yemeği,menemeni çok güzel olur.. Heleki değişik tost ve menemen çeşitleriyle ün salmıştır kendi çapımızda :))

Tarifine gelince Tavuk butlarını baharat karışımlı salçalı sosta soslamış.Patates,biber,domatesleri tepsiye birlikte dizmiş ve kalan sosu üzerine dökerek yanında pilav ve cacık eşliğinde bizlere sundu.. Sağolsun bizde afiyetle yedik..

Sosuna arzu ettiğiniz baharat çeşitlerini koyabilirsiniz..

Haydi eşler mutfağa :))

tavuklu patatesli fırın yemeği

Çanakkale Peynir Helvası Nasıl Yapılır?




Çanakkale Peynir Helvası Nasıl Yapılır? ( Videolu Tarif )

3 Temmuz 2011 Pazar

Private Fashion Break for Bloggers- Limango Designer's Studio Lansman

limango

Geçtiğimiz günlerde Limango'nun Nişantaşı Atiye sokak'ta yer alan hoş mekan Hardal'da Designers studio lansmanı keyifli bir şekilde gerçekleşti..

limango 0


Limango yetkilileri,genel müdürleri,Contact plus'tan Serap Hanım,Hardal Kurumsal İletişim'inde Yer alan Güneş Hanım ve Gamze Saraçoğlu eşliğinde sevimli moda blogları ile güzel bir lansman geçirdik..

Sizlere Kısaca Lansman'ın içeriğinden bahsetmek istiyorum..


limango 5

Türkiye’de ilk kez, sadece Limango Designers Studio için üretilen ulaşılabilir tasarımlarla karşılaşacağımız bir proje. Her hafta başka bir tasarımcının ürettiği özel parçalar Limango Designers Studio bölümünde sınırlı sayıda satışa sunulacak.. Üstelik en önemlisi ulaşılabilir fiyatlara..
Tasarımcılar arasında ise,Gamze Saraçoğlu,Bahar Korçan,Rana Berna Canok, Niyazi Erdoğan, Hatice Gökçe,Özlem Uygun gibi isimler yer alıyor..

Mutlaka bu ünlü tasarımcıların Limango Severler'e özel tasarladıkları modelleri kaçırmayın..

Biraz Limango Designer Studio İçin Çalışan Moda'cıların Bazılarını Tanıyalım..

Gamze Saraçoğlu

Moda ve tasarım tutkunlarının yeni buluşma noktası olacak bu platform, alışverişlerinizi daha ayrıcalıklı hale getiriyor. Ünlü ve tanınmış tasarımcıların sadece limango için yarattıkları özel koleksiyonlarını ve sınırlı sayıda ürünleri bulabileceğiniz limango Designers Studio, kadın ve erkekler için, her yaşa ve tarza hitap eden seçeneklere sahip olacak.
Private shopping dünyasının öncü platformu limango, sevdiğiniz markaları % 90'a varan indirimlerle sizlere sunmaya devam ederken, yeni projesinde de fiyat avantajını ürün ve marka kalitesi kadar ön plana çıkarıyor.
Açılışımızı limango’nun Moda ve Tasarım Danışmanı Gamze Saraçoğlu’nun organik kumaşlardan hazırladığı 'Purely Koleksiyonu' ile yapıyoruz.
İlk kez ve sadece limango Designers Studio’da görebileceğiniz bu koleksiyonla tasarımı ulaşılabilir fiyatlara almanın keyfini yaşayacaksınız.
Türkiye’nin yakından tanıdığı bu ismin geçmişinde başarılı dolu bir tasarım yolculuğu var.
Saraçoğlu, Işık Üniversitesi’nde İşletme eğitimini tamamladıktan sonra, Marmara Üniversitesi’nde Pre-MBA eğitimi aldı. 2002 yılında New York’ta ‘Parson’s School Of Design’da moda tasarımı eğitimi aldı. Tasarım yolculuğuna Donna Karan’da başlayan Saraçoğlu, aynı dönemde, Nolita ve Soho’daki butiklerde kendi tasarımı olan şapka ve kemerlerini sattı.
Türkiye’ye döndükten sonra, Beymen ve İpek Kıramer’in tasarım departmanlarında görev aldı. Londra’da, dünyanın en ünlü tasarımcılarını yetiştiren moda okulu ‘Central Saint Martins College of Art and Design’da ‘Fashion London’ kursuna katıldı.
Gamze Saraçoğlu 2004 yılında kendi adını taşıyan markasını yarattı ve 'Gamze Saraçoğlu Moda Tasarım Stüdyosu'nu kurdu.
Bu güne kadar kendi dalında pek çok ödülün de sahibi olan tasarımcı, ‘sıradan olmayanlar’ için yarattığı seçeneklerle Türkiye’nin en beğenilen tasarımcıları arasındaki yerini koruyor.
Tasarımlarında genellikle teknolojik kumaşlar kullanmayı tercih eden Saraçoğlu, aksesuarlarını New York, Londra, Milano ve Paris’ten seçiyor. Seçkin ve kaliteli koleksiyonlar yaratmadaki ustalığı onun geçmiş deneyimlerinin ve eğitimde benimsediği ilkelerinin bir yansıması.
Gamze Saraçoğlu bu güne kadar Zara, Marks&Spencer, Kokooi, Nafnaf, Etam, Promod, Chevignon gibi markalara tasarım yaptı. Ayrıca Avrupa’da en büyük deri şirketlerinden biri olan MRM Leather Company’nin Kreatif Direktörlüğü’nü üstlendi.
2006 yılında ‘Apple Company’ye özel notebook çantaları tasarladı. Hazırladığı koleksiyon, Apple mağazalarında satışa sunuldu.
2006’da, ‘İstanbul Moda Tasarımı 1’, ‘İstanbul Moda Tasarımı 2’, ‘Tasarım Haftası’, ‘İstanbul Sokak Fuarı’, ‘İstanbul Design Week’, ‘Adress İstanbul-Gelinlik Fuarı’, 2007’de, ‘Who’s Next-Paris’,’Pure London- Londra’,’SIMM –Madrid’, 2008’de, ‘Pure London-Londra’, ‘Pret-a-Porter Atmosphere - Paris’ fuar etkinliklerine katıldı.
2007 yılında, 'El Değmemiş Gelecek' koleksiyonu için ilham aldığı Tanrılar Okulu kitabının yazarı Steffano D’anna Türkiye geldiğinde Gamze Saraçoğlu’nu ziyaret etmiş ve 5M konferansında El Değmemiş Gelecek Ekspozisyonu’nu yapmıştır.
2008 yılında, “Edirne –Tıp Müzesi” projesinde kostüm tasarımlarını hazırladı.
2008 yılı içerisinde CottonBar’ın kadın markasını ve yeni Boyner Plus Size koleksiyonunu hazırladı. Tasarımcı, CottonBar markasının tasarımcısı olarak çalışmalarına devam etmektedir.
Saraçoğlu, 12.IFF Fuarı’nın konsept tasarımını hazırlamaktadır.
Moda Tasarımcıları Derneği yönetim kurulu üyesidir.
Gamze Saraçoğlu koleksiyonları tasarımcının Nişantaşı’ndaki showroom’unda, İstanbul Designer Corner’s, İstinyePark Boyner ve Ankara Boyner mağazalarında, Paris, Londra, Kopenhang ve Avrupa’nın birçok ülkesinde satılmaktadır.
Gamze Saraçoğlu Mimar Sinan Üniversitesi’nde Giysi Tasarımı dersi vermektedir.



limango 2

Bahar Korçan

Bahar Korçan’dan kullanışlı ve %100 doğal kumaşlardan yaratılan özel bir tişört koleksiyonu: b-shirt
Günlük giyilebilen, kullanışlı ve kaliteli tişört arayışı Bahar Korçan’ı b-shirt koleksiyonunu yapmaya yöneltti. Hani, gardırobunuzda bir köşede hep "kurtarıcı" tişörtleriniz olsun istersiniz ve nereden satın alacağınızı bulamazsınız ya işte bu tasarımlar tam aradığınız gibi!
b-shirt tişörtlerinin farkı, doğal kumaşlardan, tamamen günlük ihtiyaçlar düşünülerek üretilmiş olması. Bisilklet yaka, V yaka, geniş yaka, dantel detaylarıyla zenginleştirilen seçeneklerin olduğu koleksiyonun ambalajı da oldukça özel. Tasarımcının kızı Lal Korçan tarafından doğaya dönüşümlü olarak hazırlanmış.



Bahar Korçan Hakkında:

1982 Vakko’da stilist asistanı olarak çalışmaya başladı.

1987 NN Club adlı bir iç piyasa markasına ortak oldu ve koleksiyonlarını hazırladı.

1992 “ITKIB Türkiye Stilistler” yarışmasında “Natürel” adlı koleksiyonuyla Türkiye birincisi oldu. Aynı koleksiyon Dusseldorf “IGEDO” Fuarı’nın açılış showunda sergilendi. Geniş bir yankı uyandıran bu koleksiyon birçok uluslararası moda basınında yer aldı. Ve bu anlamdaki moda akımının öncüsü olarak kabul edildi.

1993 Türkiye’nin ilk stil bürosunu açtı.

Dusseldorf “IGEDO” Fuarı’nın sponsorluğunda davetli olarak, New Fashion Generation bölümünde defileye katıldı. Kullandığı yöresel kumaşlarla, geçmişle geleceğin tarihsel bir sentezini yaparak dikkat çekti ve bu koleksiyon fuarda sergilendi.

Paris’te bir showroomla çalışmaya başladı ve koleksiyonları yine Paris’te ve Güney Fransa’daki çeşitli butiklerde satılmaya başladı.

Kendi koleksiyonları dışında Türkiye’de bir çok ünlü sanatçıya kostüm ve imaj çalışmaları yaptı. (Tarkan, Yonca Evcimik, Meltem Cumbul…v.b.)


limango 4

Rana Berna Canok

Tasarım dünyasının yetenekli ikizleri Rana-Berna Canok’un her tarza uyum sağlayabilecek parçalardan oluşan yaz koleksiyonu “Soft Touch”, ilhamını tropik ülkelerden alıyor. Zengin bir renk paletinin kullanıldığı bu temada, sıcak bölgelere ait işleme, desen ve dokular dikkat çekiyor.
Aksesuarlarla tarzınıza uygun hale getirebileceğiniz bu güçlü kıyafetler ilk kez ve sadece limango Designer Studio’da!


Rana – Berna Canok’tan zihin güzelliğini temsil eden bir smart – casual bir yaz teması; Soft Touch… Heyecan dolu ve renkli bu koleksiyon, ilhamını tropikal ülkelerden alıyor. Beyaz, karamel, vizon, mercan rengi, duman grisi ve ekrunun yanı sıra, detaylarda mor, fuşya, nar çiçeği, limon sarısı kullanılan tasarımlarda bir araya gelen tonlar arasındaki tezatlıklar dikkat çekiyor. Sıcak ülkelere ait birçok işleme, desen ve dokular bu zengin renk paleti ile hayat bulunca karşımıza modern, sade ve feminen bir koleksiyonnun favori parçaları şehir elbiseleri ve sezonun favorisi olan tunikler. Basic tişört, yelek, bluz ve middle ceketler ise hafta sonu ve tatil gardırobunun vazgeçilmez parçaları.
Bu şık yaz konseptinde keten kumaşlardaki strüktürlü yapı, desen karekterleri, kollardaki boyutlu detaylar başarılı ikilinin tasarımda dikkat çekmek istedikleri detaylar arasında.
Soft Touch adından da anlaşılacağı gibi uçuşan şifonlar, ipekler, ince tuşeli trikolar, supreme penyeler ve ketenlerle etkisi güçlü hafif dokulara vurgu yapıyor.
Koleksiyonda hafta içi tasarlanmış her parça, akıllı kombinler ve çarpıcı aksesuarlarla her tarza gore kimlik değiştirip yaz akşamlarına da taşınabilecek.

limango 3

Niyazi Erdoğan Piksel

Mimarlık eğitimi ve kariyerinin ardından yolculuğuna moda ile devam eden Niyazi Erdoğan’ın analitik bakış açısını formlarına yansıtarak hikayeleştirdiği koleksiyonlarının en yenisi Piksel... 2011 yaz sezonunda erkek modasına yön veren parçalar ilk kez limango Designers Studio’da!
IFW kapsamında sergilediği 2011 ilkbahar – yaz koleksiyonu Piksel’i tasarımcısı bakın nasıl anlatıyor: “Piksel, imajın hücresi. Dijital yapının en küçük birimi. Ve bu birimlerin boyutunu görüntülerin büyüklüğü belirliyor. Parçaların yerini bütünlük alıyor. Ben de tüm bu pikselleri bir araya getirerek bir bütüne ulaşma arzusundayım. Amacım parça değil, bütün. Stil... Bireyselliğin doruklarında dolanan günümüz modasına Doğu ile Batı’yı, şıklıkla sokağı, parlakla matı bir arada sunan bir stil. Gündelik yaşamımızda stil sahibi olduğumuz sürece kendi ‘korunaklı’ alanımızı yarattığımızı düşünüyorum. Bu yüzden keskin ayrımlardan uzaklaşıp, şeffaf dokularla maskelenmiş yüzeyler yaratarak bütünü oluşturmanın yollarını arıyorum. Savunma teknolojilerinin ardından gündelik yaşama karışan dijital kodları başka bir boyuta taşımak tüm meselem. Savaş sonrası, 50’li yılların değişmeye başlayan sosyal yapısında şekillenen şıklık anlayışı ise çıkış noktam. Kahramanlarım janti, salon aktörleri. Gene Kelly’den Clark Gable’a, Muzaffer Tema’dan Ayhan Işık’a sinemanın imajları. Benim imajlarım.”

Son olarak Bu güzel etkinlik için Limango Ekibine,Bizleri Davet Eden Serap Hanım'a,Hardal Kurumsal İletişiminde yer alan Güneş Hanım'a ve Tüm Hardal
Çalışanlarına Teşekkür Ederim..

2 Temmuz 2011 Cumartesi

Amonyaklı Alman Pastası

Amonyaklı Alman Pastası

Malzemeler:

Keki için:
2 adet yumurta
100.gr margarin
1 çay bardağı şeker
1 çay bardağı süt yada yoğurt
4 çay bardağı un
1 tatlı kaşığı pastacılıkta kullanılan toz amonyak
1 paket kabartma tozu

Kreması için:

500 ml. süt
1 adet yumurta
2.5 yemek kaşığı un
3 yemek kaşığı toz şeker
1 çay kaşığı margarin
1 paket vanilya

Ayrıca:

1 paket kremşanti ( 2 poşet)
1.5 bardak süt

Üzeri İçin:

Muz ve Pudra Şekeri

Hazırlanışı:

Önce oda sıcaklığında yumurta ve şekeri iyice çırpın. Daha sonra un,süt,margarin,amonyak ve kabartma tozu ekleyerek koyu bir kek hamuru elde edin.Hamuru yuvarlak bir kalıba dökerek,önceden ısınmış fırında 170 derecede 20 dk.pişirin.Üzeri kızarmasın çok dikkat edin.

Kek pişerken margarin ve vanilya hariç krema malzemesini sos tecresinin içine alın. Kaynayana kadar karıştırarak pişirin. Krema kaynayınca margarin ve vanilyayı ekleyip soğumaya bırakın.

Diğer yandan aralarına koymak için muzları dilimleyin.

Başka bir kapta süt ve kremşantiyi ayrıca çırpın dolapta dinlendirin.



Pişen kekin soğumasını bekleyin, soğuyan keki ikiye bölün ve içine ikremasını koyun.Daha sonra üzerine muz dilimlerini yayın.Muz dilimlerinin üzerinede daha öncede hazırladığımız kremşantiyi sürün.Ve pastanın diğer kek yarısının üstüne kapatın.Pastanın üstüne pudra şekeri serpin.Buz dolabında dinlendirin ve soğuk olarak servis yapın.Afiyet Olsun..

 

amonyaklı pasta alman pastası